ÇELİK İŞ SENDİKASI ESKİ GENEL BAŞKANI VE KARDEMİR KARABÜKSPOR KULÜP BAŞKANI HİKMET FERİDUN TANKUT’LA SÖYLEŞİ

Sayın Tankut kendinizi tanıtır mısınız?

   “1951 Adıyaman doğumluyum, ilk, orta ve meslek lisesi tahsilimi Adıyaman’da bitirdim. Sonra 1969 yılında Ankara’ya dayımın yanına geldim. Onun torna tefsiye dükkanı vardı yanında çalıştım. Daha sonra Ankara’da torna tesfiye üzerine sanat okulu hocası ile küçük bir dükkan açtım. Babamın işleri bozulunca dükkanı sattım. İskenderun Demir Çelik Fabrikaları’ nda işe başladım. 1975 yılında iki aylık staj için Karabük’e geldim. Buradaki stajdan sonra 6 ay Rusya’ya staja gittim. Dönüşte sınav açılmıştı, 470 kişinin içinde birinci gelerek 25 yaşında Ustabaşı olarak İskenderun’da çalışmaya başladım. 1979 yılında sendikaya seçildim. 4 sene İskenderun’da Şube mali sekreteri olarak görev yaptıktan sonra Genel Merkezde 22 yıl da Genel merkez Mali Sekreteri olarak görev yaptım. 2001 yılında da Genel Başkan oldum. 2011 yılında gönülden kendi isteğimle ayrıldım. ”

ZOR GÜNLER GEÇİRDİK

Genel Başkan olduğunuzda Kardemir zor durumdaydı, burada size büyük görev düştü o zor günleri anlatır mısınız?

   “Genel Başkan olduğumda Karabük Demir Çelik Fabrikaları zor durumdaydı, nerdeyse iflas durumuna gelmişti. 1996 yılında özelleşmişti, Kardemir A.Ş altında faaliyet gösteriyordu, fakat kötü yönetim şekli nedeni ile iflas durumuna gelmişti. Karabük Kardemir’e bağlı olduğundan, fabrika zor duruma düşünce bankalar şubelerini kapatmaya başlamışlardı. Beşbinevler semtinde ev sahipleri yakıt parasına evlerini kiraya verir oldu.  Böyle bir süreçte önemli tedbirler aldık. Aldığım tedbirler bir sendikacı için cesaret isteyen tedbirlerdi.  İşçileri 4 aylık ücretsiz izinlere çıkardık. Bir yıl zam yapılmadı. Kardemir içinde tasarruf önlemleri aldık. O zaman Karabük Demir Çelik’te mühendis olarak görev yapmış, eski Enerji Bakanı Şinasi Altıner’i Yönetim Kurulu Başkanı olarak göreve getirdik. O dönemde o sıkıntılar içinde işçinin birliği beraberliği ve müşterek aldığımız kararlarla hareketlenme başladı. 226 milyon dolar borcu vardı. Kömür, cevher yoktu ve bunlar olmazsa üretim yapılamazdı. Bunların stoku bitmişti. Çok sıkıntılı anlar yaşadık. Ben günde iki defa Ankara-Karabük, Karabük-Ankara yaptığım olmuştu. O günkü valimiz Sayın Nafiz KAYALI, vekillerimiz çok büyük gayret sarf etti. O tarihte şehir meclisi kurmuştuk. Almış olduğumuz randevu ile şehir meclisi otobüslerle Ankara’ya giderek Başbakanla, Başbakan yardımcısı ve Bakanlar ile görüşmeler yaptı. Bankalara, yabancı bankalara ve devlete olan borçlarımızın yapılandırılmasını istedik ve yapılandırdık. O zor süreci yavaş yavaş atlatmaya çalıştık. 10 ay içinde Karabük’e 34 Bakan geldi. Kardemir hacim olarak İskenderun veya Ereğli değil ama Türkiye’nin ilk ağır sanayisi olması nedeni ile önemi vardır. O dönemde Atatürk ve arkadaşlarının girişimleri ile Demir Çelik, Şeker Fabrikaları, Sümerbank kurulmuştur. Ama kuruluşa bir bakın, dağılımı çok güzel Adıyaman’dan Nazilli’ye. Sanayiyi ülkenin dört bir tarafına yaymışlar. Bugünkü gibi bir yere toplanmamış. Demir Çelik Fabrikalarının buraya kurulmasının nedeni ise bu bölge Kastamonu, Bartın, Zonguldak’ın çok şehit vermesi ve şehit çocuklarının iş sahibi olması, denize yakın ama güvenli bölgede dört tarafının dağlarla çevrili olması, tepelerden uçak savarlarla korunabilir olması…

2001 yılında ben Genel Başkan olduktan sonra Kardemir belirli bir seviyeye geldi.

8 KASIM EYLEMLERİ KARABÜK İÇİN MİLATTI

  8 Kasım Karabük için önemli bir gün. Koca kentte o gün hayat durdu tek yürek tek bilek ruhu nasıl oluştu?

   8 Kasım 1996 , “Kardemir kapatılamaz, Karabük karartılamaz”  eylemleri Karabük’te yaşayanlar bilir o gün adeta hayat durdu. 5 Ocak’ta alınan kararlarla Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın kapatılmasına karar verildi. Fabrikanın kapatılması demek Karabük’ün karartılması demekti. Bizde “Kardemir kapatılamaz, Karabük karartılamaz” sloganıyla eylemler yaptık. Eylemler ses getirdi. İşçi öğrencisini okula göndermedi. Taksiler kontak kapattı, halk ellerinde tencere, tava sokağa döküldü, kepenkler indirildi. O zaman 10 bin siyah kitapçık bastırdık, bu kitapçık tüm Türkiye genelinde valiliklere, belediyelere, genel ve şubeler dahil olmak üzere her yere dağıtıldı. Sonra hükümet fabrikayı alacaksanız siz alın dedi. Bizde bir heyet olarak Ankara’ya gittik. O zaman ki TOBB Başkanı Yalım EREZ, Muttullah YOLBULAN, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kamil GÜLEÇ, Çelik İş Sendikası yönetimi 72 saat süren bir görüşme yaptık. Kesintisiz 72 saat süren bir görüşme. Görüşme sonrası bazı kararlar alındı. Üç buçuk aylık kömür stoku istendi, imtiyazlı satış olacak dedik, çok yüklü miktarda üretim vardı ayrıca hurdaya satılacak mal vardı. Taleplerde anlaştık. Bir liralık bedelle alacaktık. Çünkü bir bedel konması gerekiyordu. İşletme sermayesi istedik. O zaman ki para ile 3,5 ya da 5 trilyon gibi nakit para istedik. Bu ödenek o zaman başbakanlık örtülü ödenekten karşılandı.  TOBB Başkanı Yalım EREZ dönemin Başbakanı Tansu ÇİLLER ’i gece saat 03.00 da arattırarak onay istedi. Tansu Hanım onay verdi ve ödenek çıktı. O günlerden bu günlere baktığımızda Kardemir yeni yatırımlarla her geçen gün üretim kapasitesini artıran büyük bir şirket oldu. Ama şu var ki; doğru özelleştirme modelleri uygulanarak kimse zarar görmeden özelleştirmeler yapılabilirdi. Bunu çok anlatmaya çalıştım. Ama anlatamadım. Çünkü yanlış özelleştirmeler ve doğru olmayan modeller neticesinde çalışanlar zarar gördü, mağdur oldu, hükümetler yıprandı. Doğru modellerle özelleştirmeler yapılmadı.            

 PİŞMAN DEĞİLİM

Uzun yıllar sendikacılık ve bir spor kulübünde önemli bir görev ve sonrasında gelen başarılar… Biraz da Karabükspor’dan bahsedersek neler söylersiniz?

22 yıl boyunca Kardemir Karabükspor’da değişik görevlerde bulundum, yönetimde oldum, as Başkanlık yaptım. 1993 yılında bir ilçe takımı olan Kardemir Karabükspor’u 1996-1997’de 1. lige 2009 yılında da süper lige çıkardık. 2011 yılında sendikacılığı kendi rızam ile bıraktım. Pişman değilim. Doğru bir karar aldım. Yaşınız ilerleyince eski arzunuz kalmıyor. Hep ilkleri yapan biri oldum. Saymakla bitiremeyeceğim önemli hizmetlerde bulundum. Geçen yıl Karabükspor küme düşünce şehrin ileri gelenleri gelerek benim bu göreve tekrar gelmemi istediler. Ben bıraktığım tarihte Karabükspor’un bir kuruş borcu yoktu. O zaman ‘Sen deli misin, niye bırakıp gidiyorsun?’ dediler, tekrar göreve gelince yine ‘Bu kadar borç var, niye alıyorsun?’ dediler. 50 milyon borçla devir aldım. Ekonomik sıkıntı vardı ve bu sıkıntıdan nasıl çıkacağız onun hep birlikte istişaresini yaparak sıkıntıları aştık. Beş yıl önce, görevi bırakmadan önce bir hedefim vardı. Kapullu’da 182 dönüm arazi vardı bunu Karabükspor’a kazandırmak ve buraya modern bir tesis yapmaktı. Benden sonra gelen arkadaşlarım bu bayrağı daha ileriye götüremediler ya da imkanlar el vermedi. Şu bir gerçek ki severek görevimi yapıyorum, Zaten başarıdaki sır da işini severek yapmak.

TARAFTAR VE HALK

Halk yeterince destek veriyor mu ya da Karabükspor ile halkın bütünleşmesi yeterli mi?

“Karabüksporlu futbolcularla, halkın ve şehrin bütünleşmesi için çalışmalar yaptık. Futbolcularımızı fabrikayı gezdirdik, şehir turu attık, sokaklarda halkla iç içe yürüdüler, halka karanfil dağıttılar. Yine huzur evi ziyareti, futbolcuları evlerinde ziyaret ve buna benzer birçok etkinlik yaptık. Hem futbolcularımızın motivasyonunu yükseltmek, hem de şehirle bir bağ oluşturmak için. Kardemir, Karabükspor ve Üniversite bu şehrin olmazsa olmazları. Bu yıl Üniversite ile işbirliği içindeyiz. 52 bin öğrenci var, bu öğrenci kitlesini stadyuma çekmek lazım. 13 bin 800 seyirci kapasiteli bir stadyuma sahibiz, ama geçen yıl maçları 1600 kişi ile izledik. Şimdi üniversitemizin rektörü ile Beden Eğitimi Yüksek Okulu dekanı, öğretim üyeleri ile görüşmeler yapıyoruz, öğrenciyi, gençlerimizi nasıl çekebiliriz diye. Öğrenci demek ateşli, canlı, motivasyonu yüksek seyirci demek. Gençler bizim için önemli.10 bin öğrenciyi çekebilirsek ne mutlu bize…

ÜNİVERSİTEDEN DESTEK BEKLİYORUZ

  Biz her şeyi üniversite ile yapmaya hazırız. Bu konudaki düşüncelerimizi rektörümüze ilettik. Gençlerimiz proje üretsinler biz de destekleyelim. Bize yönlendirsinler. Ne yapabiliriz? Daha nasıl sporda etkin olabiliriz? Kentle bütünleşme noktasında nasıl etkinlikler yapabiliriz?”

           AMATÖR DALLARIN DA DESTEKLENMESİ LAZIM

Karabük son yıllarda amatör dallarda büyük başarılara imza atıyor, Karabükspor amatör kulüplerin ve sporcuların desteklenmesi için neler yapabilir?

Amatör dalda Karabükspor bünyesinde Engelli Basket takımı olduğunu belirten Tankut, takımın çok iyi dereceler yaptığını ve şu anda Beşiktaş ve Galatasaray’la aynı ligde oynadıklarını, çok iyi dereceler yaptıklarını söyledi.

            Tankut “Amatör dalların olması lazım ama bunun bir maliyeti var, şu an ekonomik sıkıntı var. Sadece Karabükspor değil, üniversitemiz ve kurumlar da destek vermeli. Karabükspor, Kardemir ve şehir bütünleşirse hepsi çözülür, her şey olur. Üniversite Karabük için dinamik bir güç” dedi.   

Röportaj: İrem Kalem & Emine Şen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here