CUMHURIYET HALK PARTISI GENEL BASKANI KEMAL KILICDAROGLU TEB GENEL KURULUNDA KONUŞTU FOTOGRAF: ZIYA KOSEOGLU/CHP GENEL MERKEZI

ANKARA (ANKA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “2019 seçim sürecine girerken iki seçeneğimiz var. Birinci seçeneğimiz, demokratik parlamenter sistem. İkinci yol, tek adam rejimi” dedi.

Kılıçdaroğlu, Türk Eczacılar Birliği’nin 41. Olağan Büyük Kongresi’ne katıldı. Burada konuşan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin tarihinin en derin krizlerinden birini yaşadığını ifade ederek, “Bu ülkede düşüncesini açıkladı diye gazeteciler hapiste, milletvekilleri, avukatlar, hakimler, savcılar hapiste. 500-600 gündür iddianameleri yazılmayan çok sayıda öğrenci hapiste ve demokrasimiz sürekli kan kaybediyor. Dolayısıyla bizim 20 Temmuz darbesinden sonra oturup yeniden düşünmemiz gerekiyor, Türkiye’nin geleceğini. Bu mesele bir parti, meslek örgütü meselesi değildir. Bu mesele bir Türkiye meselesidir ve hepimizin sorumluluğu vardır” dedi.

-2019 SEÇİMLERİ-

“2019’a gireceğimiz süreçte hepimizin oturup düşünmesi lazım” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Kedisini nasıl hissederse hissetsin, ister milliyetçi, demokrat, ülkücü, ister muhafazakar, ister sosyal demokrat, ister Atatürkçü nasıl tanımlarsa tanımlasın, biz bir arada huzur içinde yaşamak istiyoruz, biz demokrasiyi savunuyoruz ve demokrasiden yana tavır koymak zorundayız. Demokrasi tek başına siyaset kurumuna ya da bir başka kuruma emanet edilecek bir şey değildir. 80 milyon birlikte mücadele edeceğiz.

-“BUNU BİR PARTİ MESELESİ OLARAK GÖRMEK VATANA İHANETTİR”-

Dolayısıyla 2019 seçim sürecine girerken iki seçeneğimiz var, üçüncü seçenek yok. Birinci seçeneğimiz, demokratik parlamenter sistem. Nasıl olacak, darbe hukukundan arındırılmış demokratik parlamenter sistem. 12, Eylül, 12 Mart ve 20 Temmuz darbe hukukunun getirdiği düzenlemelerden ayıklanmış olacak. Çağdaş, uygar, bir ülkede demokrasinin kuralları neyse o kuralları getireceğiz.

İkinci yol, tek adam rejimi. Bir adam olsun her şeye o karar versin… O kadarki arabalara takılacak cam filmine bile o karar versin, ‘takalım mı takmayalım mı, ceza keselim mi, kesmeyelim mi’. Bu memleketin bütün sorunlarını bir kişinin sırtına yıkılıp ve o kişi sabah akşam aldatılırsa nasıl bu memleket aydınlığa çıkacak. Kişi hata yapabilir, eksiği de olabilir o nedenle bütün yumurtalar bir sepete konulmaz. Demokrasinin özü budur, dengeler sistemi vardır; yasama, yargı, yürütme vardır ve birbirlerini denetlerler. ‘Ben sorumluyum ama kimse beni denetlemesin’, böyle bir şey demokrasilerde yoktur.

Hepimiz demokratik standartlarımızı yükseltmek ve 2019 sürecinde sandığa giderken oturup düşünmek zorundayız. Bunu bir parti meselesi olarak görmek vatana ihanettir, demokrasiye ihanettir. Bu bir parti meselesi değildir.”

-“ATATÜRKÇÜLÜK GELECEKTİR, GEÇMİŞ DEĞİLDİR”-

Atatürkçülük geçmişe takılıp kalmak değildir. Atatürkçülük Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve insanlarını çağdaş uygarlığın ötesine taşımaktır. Gelecektir Atatürkçülük, geçmiş değildir. Geçmişin hatalarından ders alarak ülkeyi çağdaş uygarlığa taşımaktır Atatürkçülük. Eğer biz Atatürkçülüğü doğru anlayabilirsek zaten demokrasiye de, düşünce özgürlüğüne de, bağımsız yargıya, medya özgürlüğüne de sahip çıkmak zorundayız.

-“YA TEK ADAM REJİMİ, YA DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEM”

Bu ülkenin aydınları, sorumluluk bilincindeki yurttaşları olarak 2019’da sandığa gideceğiz, ya tek adam rejiminden yana oy kullanacağız, elinde sopası olan, konuşunca kafaya vuran, hata yaptığı zaman ‘ben bunları mahkemelerimle sustururum’ anlayışı taşıyan bir rejime oy vereceğiz ya da ‘hayır, biz kendi ülkemizde çocuklarımıza demokratik bir ülke, demokratik bir parlamenter sistem bırakmak istiyoruz’ diye oy kullanacağız.”  (ANKA/SON)

(HM/GO)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here