Öğretmenlik, adı üzerinde kutsal bir meslek. Aslına bakılırsa mesleğinin erbabı olan herkes birer öğretmendir. Çırağı için işini öğreten usta bir öğretmendir. Kutsal olan ise ustayı usta yapandır. Yani küçüklüğünde temel eğitimini alırken kalem tutmasını, okuma yazmayı öğreten öğretmenidir onu o seviyede tutan. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Milletvekili, Vali, Kaymakam, Hakim, Savcı, Hukukçu, Mühendis, Mimar aklınıza gelebilecek her türden mesleğin temelinde bir öğretmen yatar. O yüzden demez miyiz, her işin başı eğitimdir diye?

Şimdilerde ise milletinin gözünde itibar kaybetmeye yüz tutmuş bir meslek haline dönüştürüldü ne yazık ki! Eğitim sistemimizin getirdiği ve bu mağduriyeti yaşayan, hiçbir günahı olmayan çocuklarımız üzerinde var olan aşırı öz güven, beraberinde şımarıklığı getirmiş, çok sayıda kötü öğrenci profili okullarımızdaki disiplini yok denecek seviyelere taşımıştır. Çirkin televizyon programları, diziler v.s. bir neslin yozlaşmasına, özenti gençliğinin yaratılmasına ön ayak olmuş, bilgiden ve ahlaktan yoksun bu diziler ve programlar sayesinde toplumun dengesi bozularak dejenere olmuş zihinler var edilirken, bilgi kirliliğine, aile birliğinin bozulmasına, ahlaksızlığa, her anlamda zihnen ve bedenen bozulmuş kuru insan kalabalığına yol açılmıştır.

Şimdi eğitim ile medyanın ne alakası var demeyin. Size o kadar alakalı nedenler sayarım ki, sizler bile şaşırırsınız.

Bozuk eğitim sistemine rağmen okullarımızda çocuklarımıza verilmeye çalışılan eğitim ve öğretimin ardından, sizler, yani veliler, akşam evinizde bencilce, sırf kendi rahatınızı düşünerek çocuklarınızla birlikte izlediğiniz bu anlamsız diziler, programlar ile çocuklarımızın zihnini bulandırıp, kötülük ettiğinizin farkında değilsiniz. Ya da farkındasınız fakat çocuğunuzun geleceği sizi ilgilendirmiyor. Günlük yaşayan, gününü kurtarmaya çalışan ya da bu şekilde alıştırılan halkın, bu ülkenin geleceği olan çocuklarını düşünmesi şaşırtıcı olurdu zaten.

Demem o ki; çocuklar için eğitim ve öğretim aile ile başlar, okulla devam eder. Öğrenmenin en önemli yolu herhangi bir konuyu merak etmekle alakalıdır. İnsan ömrü boyunca öğrenmeli, kendini geliştirmelidir.

Kendini geliştirmek isteyen insan sosyal olmalı, kitap okumalı, sorgulamalı ve doğruyu araştırmalıdır.

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk:

“Öğretmenler, Cumhuriyeti biz kurduk, onu yüceltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz. Cumhuriyet sizlerden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller bekler” demiştir.

Eğitim ve öğretim tarih boyunca uygar ülkeler nezdinde önemli bir yer tutmuştur. Uygar bir toplum olabilmek için bilimsel, kültürel, sosyal merkez ve sanayi alanlarının çokluğu, yani her alanda örnek devlet politikaları geliştirmek, örnek bireyler yetiştirmek gereklidir.

Bu sebeple eğitim sistemimizi çağdaş hale getirmek, bütün toplumun fayda sağlayacağı duruma taşıyacak yenilikler yapmalıyız. Öğrencilerimizin başarılı olduğu alanları tespit edip, bu yönde eğitim almaları hususunu tartışmasız hayata geçirmek zorundayız.

Eğitime maddi, manevi daha fazla yatırım yapmak, okullarımızı, eğitim ve öğretimle ilgili araç, gereç ve donanımlarını çağdaş seviyeye getirmek, öğretmenlerimizin imkanlarını daha ileri seviyeye taşımak zorundayız.

Milli birlik ve beraberliğine, kendi kültürüne bağlı, vatan, millet ve bayrak sevgisi olan, her alanda başarıyı yakalayan, saygın bir nesil yetiştirecek uzun soluklu çağdaş bir eğitim sistemimiz olmalıdır.

Zihninde geleceği kurgulayarak, çağdaş bir eğitim sistemini kendisine model olarak almış ve mesleğine bu yolda devam eden fedakar tüm öğretmenlerimiz istisnasız değerlidir. Öğretmeni değersiz kılmak geleceği yok etmek, düşünmemek, değersizleştirmektir.

Üzerinde yaşadığımız vatan sadece bir kara parçası değildir. Onu kıymetlendiren, canı pahasına vatan savunması yapan atalarımızın emaneti olmasıdır. Öyleyse çok çalışmak, yılmadan geleceğimize yön vermek zorundayız.

Temel prensip eğitim ve öğretim, eğitim ve öğretimin temeli de öğretmendir. Geleceğimizin yatırımı ise öğrencilerimizdir. Dikkat edilmesi gereken husus ise, aile, öğrenci, okul ve öğretmen işbirliğini sağlayacak metotların bulunarak hayata geçirilmesi olmalıdır. Bu uygulamayı hayata geçirecek potansiyeli yaratarak, ilgili uzman kadrolar aracılığıyla planlı bir çalışma yürütülmelidir.

Eğitim sistemimiz çağdaş olmalı, öğretmenlerin ülkemizin geleceğine tuttuğu ışıkta çağdaşlık ışığı olmalıdır. Dindar bir nesil yetiştirmek gayesiyle dini eğitimi ön planda tutarak ne ülkenize ne de geleceğinize yön veremezsiniz. Eğitim ve öğretimin içinde vatan sevgisi, tarih bilinci, bilim, güzel sanatlar olmadıkça çağdaşlaşmaktan, ülkeyi medeni seviyenin üzerine taşımaktan söz etmek, geleceğimiz adına bir yanılgıdan ibaret olur.

Daha fazla yanılmamak, kandırılmamak için toplumu da geliştirecek çağdaş bir eğitim sistemi oluşturmamız geleceğimiz adına elzemdir.

Düzgün, ahlaklı, karakterli, içinde insan ve vatan sevgisi olan bireyler yetiştirmek her fedakar öğretmenin vazifesi olmalı, bütün zorluklara rağmen yılmadan çalışmaya devam edilmelidir.

Yarın önemli bir gün. Öğretmenlerimizin günü. Bu vesile ile başta Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ve onun açtığı yolda gösterdiği hedefe yürüyen tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar, kutsal mesleklerinde başarılar dilerim.

Bir dahaki yazımda görüşünceye dek sağlıcakla kalınız efendim.

1 YORUM

  1. Yazdığın ilk söz (cümle) tüm yazıyı adına burayı baş tacı etmiş kardeşim… Kutluyorum… İşini doğru dürüst yapan ustaya kadar herkes öğretmendir hem de olması gerektiği gibi… Keşke herkes işinin gereğini yerine getiren özverili saygın bir duruş ile bu yaşamda var olsa…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here