FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Önceden ne zaman küçük bir çocuk görseydim;

“Ah! Keşke yeniden çocuk olabilseydim” diye hayıflanırdım. Masum, dürüst, maskesiz ve kaygısız…

Çocuk olmak, Hayatı oyunlarda yaşamak, mızıklanıp küsme hakkına sahip olmaktı. Çocuk olmak, Sadece oyuncağı kırılınca, ağlamaktı.

Çocuk olmak;

En büyük derdinin, oyunun tam orta yerinde annesi tarafından çağırılmaktı. Kalbi, ruhu, umudu değil, sadece düşmelerden dizleri yaralanmaktı.

Sonra çocuk olmak, Sihiri bol bir hayal gücü demekti. Kağıttan gemilerle okyanusları keşfetmek, kumdan kalede yaşayan bir gözü açık devin yanından, korkusuzca geçip gidebilmekti.

Masallardaki gibi gerçek hayatta da iyilerin kazandığına inanmaktı.

Ne kadar korksa da anne babanın kanatları aldında güven duymaktı.

Hem zaten çocuk olunca, Korkular bir el sıcaklığında son bulur, Tüm üzüntüler bir öpücükle unutulurdu…

Çocuk olmak gülmek için neden aramamaktı, Şarkı söylemek, Dans etmek, Sımsıkı sarılıp sevdiğini söylemek için de özel günlere ihtiyaç duymamaktı.

Üstelik 21.yy’da çocuk olmanın ayrıcalıkları da vardı. Önceden gazetelerden kupon kupon biriktirilen bilgilere, doğar doğmaz tanışılan bilgisayarlarla ulaşılabilirdi.

Çocuk olmak kolaylıktı, mutluluktu…

Oysa artık öyle karanlık bir dönemdeyiz ki! Adeta çocuk olmak boyundan büyük acılar yaşamak, büyümeden yaşlanmak demek. Şimdi ne zaman bir çocuk görsem Acıyorum! İçim parçalanıyor…

Çünkü artık çocuk olmak, silahların gölgesinde büyümek demek.

Hatta silahların hedefi olmak, elsiz, ayaksız, cansız, hayalsiz kalmak demek! Dünyadaki üç maymunu oynayan tüm insanların, vicdanı ve insanlıkları kalmadı demek!

Artık çocuk olmak, ahlakı ve namusu kadın bedeniyle açıklayan hasta ruhlarca istismara, tecavüze uğrayıp, yarınları çalınmak demek!

Ve ne yazık ki, tüm bunları görmezden gelip, vicdanını kaybeden, güce, konfora tapınan insan sayısı gittikçe artmakta.

İnsanlar tıpkı Gergedan oyunundaki gibi büyük bir dönüşüme uğramakta.

Hani şu İonesco’nun Gergedan oyunundaki gibi.İzlemişsinizdir.

Kasabanın orta yerinde beliren bir gergedan metaforu üzerinden insanların nasıl insanlıklarından çıktıklarını anlatır oyun.

Önce bir gergedan belirir, ardından, iki, üç…

Sonra bunu izleyen insanlar bir de bakarlar ki kendi boynuzları da çıkmış. Tepkisizlik teslimiyet getirmiş. Kendileri de gergedana dönüşürler.

Sadece bir kişi dönüşmez gergedana; Berenger.

Berenger şöyle söyler oyunun sonunda:

“Sonuna kadar insan kalacağım, teslim olmuyorum!” Geleceğimiz çocuklarımız için, insan kalmak zorundayız. Sonuna kadar!

Meltem Budan Nalbant

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here