ÖĞRENCİPANO FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENMEK İÇİN TIKLAYINIZ

  Sağlık-Sen Teşkilat Eğitimi Toplantısı Ankara Kızılcahamam Eliz Otel’de gerçekleşti.Dördüncü Grup Eğitim Toplantısına Sağlık Sen Karabük Şubesi;Şube Başkanı Selçuk TAŞYAPAR, Şubesi Yönetimi,İşyeri Temsilcileri ve Engelli Komisyonu’nun katılımı ile yer aldı.

Sağlık Sen Genel Başkanı Metin Memiş ile birebir görüşme gerçekleştiren Karabük Sağlık-Sen Şubesi Karabük’te Sağlık Çalışanlarının sıkıntılarını direkt iletme fırsatı buldu.

Eğitim Toplantısının Açılış konuşmasını gerçekleştiren Genel Başkan Metin MEMİŞ;

2018 yılının hem sendikal anlamda hem de ülkemiz için önemli olduğunu söyledi. Taleplerimizin hayata geçmesi için yoğun bir çalışma yürüteceğimizi söyleyen Memiş, sendikacılık yaparken milli duyarlılığımız gereği ülkemiz üzerine oynanan oyunları bozmak için da çalışacağımızı kaydetti.

Verimli bir toplu sözleşme sürecini geride bıraktığımızı söyleyen Memiş, kazanımlarımızın devam etmesi ve diğer taleplerimizin hayata geçmesi için yoğun bir çalışma dönemine girdiğimizi kaydetti. 2017’nin son ayında taşeronlara kadro verildiğini, talebimiz olan 4/C’lilerin 4/B’li olmasının gerçekleştiğini söyleyen Memiş, bu süreçte vekil ebe ve hemşireler, kamu dışı aile sağlığı merkezi çalışanlarıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda ek ders karşılığı görev yapanların kadroya alınmamasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Kadro mücadelemizin süreceğini söyleyen Memiş, çalışma barışını bozan farklı statüdeki kadro uygulamasının sona ermesi gerektiğini dile getirdi.

Yıpranma payına da değinen Memiş, sözü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilen yıpranma payının bürokratik oligarşi yüzünden hayata geçmediğini söyledi. 2018’in yıpranma payının hayata geçtiği yıl olacağını söyleyen Memiş, yıpranma payının bütün sağlık çalışanlarını kapsaması gerektiğini belirtti.

ADALETSİZ DÖNER SERMAYE SİSTEMİ DEĞİŞMELİ

Sağlık Bakanlığı’na bir yazı yazarak, sağlık çalışanlarının tamamının memnun olmadığı mevcut performans sisteminin acilen değiştirilmesini istediğimizi hatırlatan Memiş, “Döner sermaye sistemi, sağlıkta dönüşümün birinci aşamasında, artan iş yükü sebebiyle çalışanların motivasyonunu artırmak için hayata geçmişti. Ancak son dönemde artan maliyetler karşısında neredeyse hiç artmayan, sürekli düşüş gösteren döner sermaye tutarlarının motivasyon azaltan bir uygulamaya dönüştüğünü görüyoruz. Bütün sağlık çalışanları mevcut sistemden memnun değil. Acilen sağlık çalışanlarının hak ettikleri döner sermayeyi almalarını sağlayacak yeni sistemin hayata geçirilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Yetersiz istihdama da değinen Genel Başkanımız Memiş, sağlık çalışanlarının yoğun iş yükü altında ezildiğine dikkat çekti. Yeni istihdamlarla iş yükünün hafifletilmesi gerektiğini söyleyen Memiş, diğer alanlarda gerçekleştirilen istihdam politikasının sağlık hizmetlerinde de hayata geçmesi gerektiğini, 3 bin 5 bin yerine, 20 bin, 30 bin gibi rakamlarla istihdama gidilmesi gerektiğini dile getirdi.

SAĞLIKTA ŞİDDET BİTMELİ

Bu kadar yoğun ve zor şartlarda çalışan, yetersiz istihdam sebebiyle iş yükü altında ezilen sağlık çalışanlarının en büyük mağduriyetlerinden biri olan şiddetin de önlenmesi çağrısında bulunan Memiş, “Sağlıkta şiddetin önlenmesi gerekir. Şiddet uygulayanlara karşı caydırıcı önlemler hayata geçmelidir. Tutuklu yargılanmaları, kolluk kuvveti eşliğinde hizmet almaları bunlardan biri olabilir. Bunun yanı sıra şiddet uygulayanların sağlık harcamaları 6 aylığına bu kişilerden alınmalıdır. Bakanlığımız ve kurum yöneticilerimiz de gerekli fiziki önlemleri almalıdır. Şiddete uğrayan çalışanlara sahip çıkılmalıdır” dedi.

BİZİM MEDENİYET ANLAYIŞIMIZ İNSANI YAŞATMAK VE YÜCELTMEKTİR

Sendikacılık her ne kadar bireysel veya sınıfsal çıkarları öne çıkaran bir toplumsal sistemin parçası olarak gelişse de, bizim dünyamızda hiçbir zaman, bu kimliğiyle var olmadığını söyleyen Memiş, insanın bizim dünyamızda sadece ekonomik bir varlık olmadığını belirtti. Bizim medeniyet anlayışımızın insanı yaşatma, insanı yüceltme anlayışı olduğunu söyleyen Genel Başkanımız Metin Memiş, dünyanın terör, şiddet ve savaşların arenası haline döndürüldüğünü belirtti. İnsanlığın topyekün hayatın değersizleştirildiği, ölümün sıradanlaştırıldığı bir dünyaya mahkum edilmek istendiğini belirten Memiş, bizimse kültür ve medeniyet şuurumuzla, dünyaya adalet, erdem ve güvenin hakim olması için mücadele ettiğimizi vurguladı.

DÜNYANIN 5’TEN BÜYÜK OLDUĞUNU GÖSTERDİK

Bu iradenin Türkiye’den tüm dünyaya ümmetin sinesini coşturan bir kararla bir kez daha yükseldiğini söyleyen Memiş, “Dünya beşten büyüktür diyerek insanlığı gaflet uykusundan uyandıran liderimiz Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye olarak ev sahipliğini yaptığımız toplantı sonrası ümmetin kararıyla Doğu Kudüs Filistin’in Başkenti’dir diyerek bizleri onurlandırdı. Bunu teklif etmek de bunu ilan etmek de ancak Recep Tayyip Erdoğan gibi bir dünya liderinden beklenirdi. Anlaşılan o ki özellikle İslam ülkeleri ve aslında tüm dünya bu çağrıyı ve bu ilanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sesinden duyarak ikrar etme ve tekrar etme beklentisindeymiş. Nitekim Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bu kararlı ve cesur tutumu sayesinde ABD’nin ‘Kudüs’ kararına karşı Türkiye öncülüğünde hazırlanan tasarı, BM Genel Kurulu’nda 128 lehte oyla kabul edildi. Recep Tayyip Erdoğan sayesinde Allah’a şükürler olsun tüm dünyada da artık ezberler bozuluyor. Amerika’nın haddi bildiriliyor. Vicdanlar ayağa kaldırılıp nihayet Amerika’nın bile yalnız kalması sağlanabiliyor. Demek ki neymiş? Dünya Amerika’dan ibaret değilmiş” şeklinde konuştu.

Memiş, 6 Ocak 2000 tarihinde aramızdan ayrılan, vefatının 18. Yıldönümünde rahmet ve minnetle andığımız, Memur-Sen’inimizin mayasını çalan büyük dava ve fikir adamı, Kurucu Genel Başkanımız merhum Mehmet Akif İnan’ın Kudüs şairi olduğunu da hatırlattı.

İslam dünyası üzerine oynanan oyunlar büyük olduğuna da dikkat çeken Memiş, 2018 yılının kolay geçmeyeceğini söyledi. “Uyanık olacağız, bir olacağız, diri olacağız, bir ve beraber olacağız” diyen Memiş, son kalenin Türkiye olduğunu, ülkemiz için mücadele edeceğimizi vurguladı.

2018’e daha dinamik, daha üretken bir teşkilat olarak girmemiz gerektiğini söyleyen Genel Başkanımız Memiş, Hem sendikamızın, hem çalışanlarımızın, hem de ülkemizin geleceği adına meydanı boş bırakmamalıyız. Teşkilat kadrolarımızla, kadınlar komisyonumuzla, engelliler komisyonumuzla, sürekli üreten olacağız. Faaliyetlerimizle, projelerimizle, kazanımlarımızla çalışanları buluşturacağız” dedi.

SATILIŞ: FARKINDALIK DEĞERLERİ ORTAYA ÇIKARIR

Teşkilat Eğitim Programımız, Eğitimci Mahmut Satılış’ın verdiği Farkındalık ve Değerler konulu konferansla devam etti. Farkındalığın, kişinin içinde bulunduğu anda kendisini ve diğerlerini duyumsaması, yaşama yeni anlamlar katabilmeyi bilinçli bir şekilde içselleştirmesi, yaşamı olduğu gibi algılaması, ne olduğunu ve ne yapmakta olduğunu anlaması olduğunu söyleyen Satılış, erdemin ise, doğruluk, bilgelik, benimseme, her zaman ve her yerde hayata uygulama, tutarlı olma olduğunu kaydetti. Ahlakın ise, yaradılışa uygunluk, arzu ve güce rağmen bilinçli bir şekilde bir şeyi yapmama iradesi olduğunu kaydetti. Mahmut Satılış, değerlerimizin ise, adalet, Sevgi saygı, sorumluluk ve yardımlaşma, insan hakları eşitlik, tarafsızlık, merhamet, hoş görü, dürüstlük ve dostluk olduğunu belirtti. Çalışma hayatında meslek etiği ve kamu yönetimi olduğunun altını çizen Mahmut Satılış, “Meslek etiği meslek sistemli bir eğitimle kazanılmış özel bilgi ve becerilere dayalıdır. Meslek elemanı toplum tarafından bir “uzman” olarak görülmekte ve o hizmette kişiye ‘’güven’’ duymaktadır.” Dedi. Satılış, mesleklerin toplumca kabul edilmiş etik değerleri ve ilkeleri olduğunu da kaydetti.

Kamu etiğinin ise uymaya dayalı etik yönetimi,  katı önlemler aracılığı ile “dış denetime’’ yani  “geleneksel kamu yönetimi” modeline dayandığını ifade eden Satılış, dürüstlüğe dayalı etik yönetiminin ise, her kamu görevlisinin iç denetimine ve ahlaki karakterinin geliştirilmesi unsurlarına dayandığını belirtti. Kamu yönetiminin davranışlarında iki temel etkenin rol oynadığını dile getiren Mahmut Satılış, bunların yasalar (kamu çalışanlarının her türlü davranışını yasalara, etik kodlara ve çeşitli kurallara göre yapması) ve etik değerler ( kamu görevlilerinin eylemlerini, bireysel ahlaki değerleri referans alarak yapması) olduğunu söyledi.

4. Grup Teşkilat Eğitim Programımıza Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara 1 Nolu, Ankara 2 Nolu, Ankara 6 Nolu, Ankara ASP, Ankara Bakanlık, Ankara Üniversiteler, Bartın, Bursa, Bursa Üniversite, Çankırı, Çorum, Düzce, Elazığ Üniversite, Gümüşhane, Karabük, Kırklareli, Mardin, Samsun, Şırnak, Tokat, Tunceli, Van ve Zonguldak Şubelerimizin yönetimleri ve temsilcileri katıldı.

  • PAYLAŞ :

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here