İSEFAM Müdürü Doç. Dr. Kaya, "Kripto paraların mübadele, değer saklama aracı olarak veya para transferinde kullanılmasında fıkhen bir beis yoktur." dedi. ( Anadolu Ajansı - İbrahim Yozoğlu )
İSEFAM Müdürü Doç. Dr. Kaya, “Kripto paraların mübadele, değer saklama aracı olarak veya para transferinde kullanılmasında fıkhen bir beis yoktur.” dedi.

SAKARYA (AA) – Sakarya Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi (İSEFAM) Müdürü Doç. Dr. Süleyman Kaya, her kripto paranın kendi içinde ayrı değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

  • Japonya’da kripto para borsasında hırsızlık
  • Bitcoin 3 günde yüzde 21 değer kaybetti

“Bitcoin” gibi sanal para birimleri hakkında değerlendirmede bulunan Kaya, yaptığı yazılı açıklamada, kullanımı giderek yaygınlaşan sanal para birimlerinin, fiziksel bir gerçekliğe sahip olmadığına dikkati çekti.

Sanal paralara temel olan ve ciddi avantajları olduğu söylenen “Blockchain” teknolojisinin zincir gibi birbirine eklemlenmiş bloklardan oluştuğunu belirten Kaya, şu anda tedavülde yaklaşık bin 400 sanal para bulunduğunu, bu paralara yönelik çok farklı değerlendirmeler yapıldığını anlattı.

Sanal para birimlerinin İslam hukuku açısından geçerliliğine de değinen Kaya, “Açıklama yaptığını tespit ettiğimiz üç resmi fetva kurulunun tamamı benzer gerekçelerle kripto para kullanımının caiz olmadığı yönünde kanaat beyan etti ancak sivil olarak yapılan açıklamalarda cevazı yönünde fetva verenler de mevcut.” ifadelerini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kripto paraların ciddi belirsizlikler taşıdığı, aldanma ve aldatma riski bulunduğu, belirli kesimlerin haksız ve sebepsiz zenginleşmesine yol açtığı yönünde açıklama yaptığını aktaran Kaya, Filistin ve Mısır fetva kurumlarının da benzer fetvalarda bulunduğunu belirtti.

“Döviz gibi kullanılırsa meşrudur”Kaya, kripto para kullanımını onaylamayan fetva kurullarının göz ardı ettiği bazı noktalar bulunduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Her kripto para kendi içinde ayrı olarak değerlendirilmeli. Dolar alıp satmak sarf akdinin kurallarına riayet edildiği sürece fıkhen meşrudur ama ekonomik kriz dönemlerinde doların değer kazanarak Türk lirasının değer kaybetmesini kendi lehine değerlendirenler olmuştur. Burada şeklen dolar alıp satma şeklinde bir sarf işlemi var ama bunun haklı bir kazanç, helal olduğunu söylemek çok zordur. İtibari paralar için söylediğimiz bu hükmü kripto paralar için de pek tabii ki söyleyebiliriz. Devlet denetimi ve teminatı altında olmama, kripto paralara yöneltilen bir diğer eleştiridir ancak tamamen denetimsiz, kontrolsüz bir sistem söz konusu değildir. Ripple gibi merkezi bir kurumun denetim ve kontrolünde olan kripto paralar olmakla birlikte Bitcoin gibi kripto paralar da böyle bir yapı söz konusu değildir.”

Her kripto para biriminin kendine özgü bir yapısı ve kod sistemi olduğunun unutulmaması gerektiğine değinen Kaya, “Kanaatimizce kripto paraların mübadele, değer saklama aracı olarak veya para transferinde kullanılmasında fıkhen bir beis yoktur. Aynı şekilde madencilik de fıkhen meşrudur ancak spekülasyon amacıyla kullanmak veya manipülasyon yapmak meşru değildir. Yine kara para aklamak, kaçakçılık yapmak gibi gayrimeşru işlerde kullanmak da caiz değildir. Kripto para için meşru olmadığını söylediğimiz bu hususlar tedavüldeki her türlü para için de geçerlidir. Dolayısıyla kripto para fıkhen zenginlik hesabına dahil edilmeli ve zekatı verilmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here