YAZARI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

    Hadi bu günde sonumuzu düşünelim bakalım neler olacakmış bizlerden. Bu yazımı kısa özet geçeceğim ve bu yazıdan sonra ki yazımı da daha uzun tutup detaylı bir şekilde anlatacağım olayları. Özet geçme nedenim ise bakalım bizim yazılarımızı kimler okuyup, kimler ne kadarına yorum yapabiliyor diye araştırmak istemem. Asıl konumuzu ele almadan Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetnâme adlı eserinden kendime de not düşmek isterim, bilirim ki ‘’ Hak şerleri hayr eyler Zan etme ki ğayr eyler Ârif ânı seyr eyler Mevlâ görelim neyler Neylerse güzel eyler ‘’. Herkesin yolu mutlaka hastanelere düşer, kimi doktordan memnundur, kimi mecburiyetten gider başka seçeneği yoktur. Yinede gitmedim ben diyemez kimse. Bir zamanların özel hastanelerinde hasta danışmanı olarak çalışan güzel güzel kızlarımız vardı. Doktorun odasındaki reçetenin bitişinden, hastanın odaya davet edilişine kadar doktora bir nevi yardımcılık yaparlardı. Bu meslek öyle bir albenili olmaya başladı ki son yıllarda artık özel hastaneleri, poliklinikleri geçtik devlet hastanelerinde bile hasta kabul sekreterleri adı altında her doktorun mutlaka bir yardımcısı var. Yardımcısı olmayan doktorun, neredeyse doktorluğu sayılmayacak o derece önemli bir meslek. Peki bu meslek bu kadar ilgi çekiyorsa bu iş için alınacakların da bir o kadar özenle seçilmiş olması gerekmez mi? Bence gerekir. Neden gerektiğini de açıklıyorum. Bu meslek erbabındaki şahıslar çevremizde bizlerin tanıdığı şahıslar değilmidir?

          Elbette ki öyle, bizlerin tanıdığı komşumuzun kızı, dayımızın gelini, arkadaşımın kuzeni, akrabamın yeğeni ve bazıları da kendi çocuklarımız. Peki biz bu çocukları nasıl yetiştirdik ve oralara getirdik diye kaç kere kendimizi sorguladık? Artık iş hayatında mutlaka bir referans istenirken, bu referansı ne kadar doğru kullandık? Bu kişilere referans olan kişiler, şahısları ne kadar tanıyor ? Bu işi nekadar yapabileceğine inanıyor? En önemlisi de bu kişi secere olarak ne kadar güvenilir? Secere de güvenilir olması için GBT araştırmasından geçmesi şart değil, tavır ve davranışları ile zaten bizlerde bir o kadar güvenlik soruşturmasını yapabiliyoruz. Öyle değil midir? Bakıyorum ki şu dönemlerde devlet hastanelerinde bulunan ve bizlere doktorun yanında doktormuş gibi davranan, hastanenin başhekimi modunda olan insanların biraz daha dikkatli bir şekilde incelenip işe alınması gerekiyor. Kimin tanıdığı olduğundan ziyade edebinin, ahlakının uygunluğu araştırılmalı bence. Çoğu kişi belki de bu yazımı okuduktan sonra banane diyerek geçiştirecek, belki de kim ve nerede bu olay olmuş diye merak edip yorumlarda yazacak, memnuniyetle ve sabırla bekliyorum ve cevaplayacağım yorumlarınızı. İsmi çok mühim olmamakla birlikte yapılan işlerin hatalarının ardı sıra gelmesinden korktuğum için de bu yazımı paylaşmak istedim. Artık birilerinin buna dur demesi gerekmektedir. Eğitim hayatım ve yaklaşık 15 yılı bulacak olan iş hayatımın içerisinde bir sürü kitap okuyup , bir çok kanunu ezberledim. Ve bilirim ki çalışma bakanlığının ve sağlık bakanlığının da böyle konuları gözden kaçırmayacağının da farkındayım. Bu duruma dur denilmezse ileride daha büyük sorunların çıkabileceğini de tahmin etmek zor değil. Evet konu; geriye dönük rapor alınabiliniyor mu? Tüm sağlık bakanlığına bağlı kuruluşların, bilirkişilerin hayır dediğini biliyorum, fakat alınabiliyormuş. Hayda bir yaşıma daha girdim dedim bende .

     Hastaneye gittiğinin ertesi gün gerekirse o gün için rapor alırım diyerek üç gün sonra rapor alındığını bizlerde görmüş öğrenmiş olduk bu vesile ile, boşuna demiyorlar Ankara da tanıdığın varsa işin kolay diye, Ankara ya gerek yok artık tanıdığının ne işine yarayacağı önemli. Hemde o doktorun yanında çalışan, kendisini hastanenin başhekimi sanan ve aslında hasta danışmanı olan biri vasıtasıyla alınabildi. Neden alındı,izinle ilgili sıkıntısı olmadığı halde fazla izin kullanabilmek için alınan bir rapor hemde geriye dönük üç gün sonra alındı. Şimdi bakalım kim suçlu ? Yazıktır, günahtır çalışsın diyerek işe alımına vesile olan kişiler mi ? O kişiye güvenip hastanenin bilgilerini emanet eden yöneticiler mi ? O çok yukarılara çalışkandır diyen eş, dost, akraba çevresi mi ? Bir günlük izin için girmediği kılık kalmayıp, hastanedeki tanıdığından bir günlük rapor isteyen kişi mi ? Hastaneye işe alınması için dört göbek öteden akrabaları, ne kadar yukarılarda varsa tüm yukarıdaki tanıdıklarını devreye sokan ve bu akrabaları sonradan umursamayan ve kendisini hastanenin başhekimi sanan hasta danışmanı mı ? Benim için sonu düşünmek yoktur, sonunu düşünen kahraman olamaz be Hocam !!! Kahramanlık Ülkemin ebediyetidir, birilerinin büyüklüğü ya da mevkisi değildir. Ah be güzel ülkem al bayrağınla bunları da mı gösterecektin bizlere, düşman sadece dışarıda değil diye boşuna söylenmiyor, yedi düvele karşı boşuna değil savaşımız. Bugün geriye dönük raporu alan kişi yarın ülkeyi de teslim eder gider. Ve bizlerde cephe cephe savaşmaya devam ederiz. Ve artık cephelerde değil savaşlar, beyinde, kişilikde, eğitimde … Hadi hoşça kal şimdilik güzel sayfam.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here