YAZARIMIZI TAKİP ETMEK İÇİN SAYFAMIZA BEKLİYORUZ(TIKLAYINIZ)

Buraları eskiden hep hayaldi.

Yıktılar.

Diyenlerdensen eğer, yıkılan hayallere seslenişlerin yanlış noktaya. O hayallerin mimarı senken, yıkılan hayallerin yıkılırken sen neredeydin?

Kurmak mı zordur, yıkmak mı?

Kum, su, kova ve sen. Ne yapabilirsin, ne yapmıştın? Kumdan kale. Suyu az miktar, kumu bol bir karışımla kovayı bir araya getirip üzerini de elinde bir gün düzeltmiştin değil mi? Boşluğa öylesine ters çevirerek hızlıca kapattığın kovaların oluşturduğu tümsekler gittikçe çoğaldı. Hatta durmadın, iki tümseğin tam ortasına bir tümsek daha yaptın iler ki yaşlarından.

Yoktan var edilen bir şey, var olduktan sonra neye, kime hizmet etmeli?

Topluma mı, aileye mi, sana mı?

Peki birinci derecede kim korumalı o kumdan kaleleri?

Şayet hayalleri kuran kişi aynı zamanda yıkan kişiyse eğer, geçmiş ola o hayallerin geleceğine.

Lakin yıkılmasına izin verildiyse, bir sinir anında hayallerden vaz geçildiyse, şartlar buna neden olduysa sana bir haberim var. Şu an yeri boş olan o hayallerin yer aldığı mekana, inşa edilecek yeni hayaller hala mevcuttur orada.

Sen yeter ki hayallerinin sahibi ol.

Sevgiyle…

PINAR ÇAĞLINER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here