“MARAKESTE-2” Yİ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

12 – Otelimiz Sherazade Sherazade de  Marakesteki yüzlerce kücük Riyad dan biri. Riyad iclerinde bahce  ve havuz olan  yapilara deniyor. Islam gelenegine uygun olarak yapilmis bu binalarin sokaga  bakan kismindaki pencereler hep cok  kücük ve bu ic bahcelere bakanlar daha büyük. Eskiden kadinlarin disari cikabildigi tek yer bu  ic bahcelermis. Simdilerde Medina bölgesindeki tüm Riyadlat otel yada restorana dönüstürülmüs. Riyadlarin bazisi bizim otelimiz gibi cok kücük olmasina ragmen bu ic bahceleri o kadar güzel dizayn etmislerki ben cok etkilendim.



13- Tannery- Tabakhane

Sakin internette gördügünüz o güzel rengarenk boya dolu havuzlari görüp cok ilginc gidip göreyim demeyin. Cünkü gördügünüz resimlerle ilgisi yok. Tabakhaneye otobusle gittik ama yürüyerekte gidilebilecek bir yer biz dönüsü yürüyerek yaptik. Daha otobüsten iner inmez soförde dahil canta ve cep telefonlarimiza dikkat etmemizi tembihlediler.Bizde dikkat ettik ama abartildigini düsündük. Sokakta cok fazla motosikletli, mopetli gencler vardi. Hizlica yanimizdan geciyorlardi fakat öyle kap kac vakasi ile karsilasmadik.

        Tabakhane Derilerin islendigi yerler. Daha bahcenin birine  basimizi uzatmistikki elimize taze nane yapraklari tutusturup ne oldugunu anlayamadan  bizi gezdirmeye rehberlik etmeye basladi genc bir cocuk. O kadar agir bir koku varki  ortalikda ,iyiki taze nane yapraklari vardi elimizde. Bütün gün  bu kokunun icinde calisan insanlara icten bir acima ve saygi duydum. Bir tur attiktan sonra  hemen bizi magazalarina soktular. Allahtan Türkiyeden geldigimizi söyleyince  israrci davranmadilar. Onlar icin Avrupali turist zengin turistti bizler degil. Aman iyikide öyleydi. Biz de derinin alasi vardi zaten. Ayrilirken pek tabi  rehberlik ücreti istendi, verdigimiz begenilmedi.

14 – Gece hayati

Marakesin gece hayati Canetti zamaninda bile aktifmis simdi neden olmasinki. Gerci biz bütün gün cok dolastigimiz icin aksam kendimizi otele zor attik ama otelimize cok yakin olan Restoranlardan biri olan Dar Essalamin önünden hergün birkac kez gecip o muhtesem girisini defalarca fotografladiktan sonra kapida pelerini ile duran sert bakisli görevliye iceriye bakabilirmiyiz diye sorunca o sert görünüslü adam gidip yerine zarif ingilizcesi ile bize eslik eden bir centilmen geldi. Asagiya inip iceri girdigimizde ben mekana resmen vuruldum. Arap ülkelerine daha önce  seyehat etmis olanlarin  belki asina oldugu birseydi ama ben gercekten bu moziklere , ahsap oymalara her seferinde hayran kaliyordum. Bir program vardi saat 8 de baslayan menü ve program 250 Dirhemdi ve aksam gitmeye karar verdik.

          Servis elemanlari  cok cok ama gercekten cok kibar. Programdan büyük bir beklentiniz olmasin ama yemeklerden ben cok memnun kaldim.Biz  yanliz oturan iki bayandik o yüzdenmidir bilmem cok daha zarif davranildi bize. Alkol varmi diye soranlara hemen cevap, evet masalarda alkol icenler vardi, biz kullanmadigimiz icin  ilgilenmemistik ama internette cokca sorulan sorular arasinda olunca yazayim dedim. Restoranin linkinide verecegim tüm fiyatlar ve menüyüde görebilirsiniz.http://daressalam.com/src/index.php

Gece disarida birseyler yapmak istiyorsaniz mutlaka ugramalisiniz. Ben kendimi bu mekanda, müzikte, o isiklar altinda 1001 gece masallarinin  oryantal havasinda hissettim.

15 – Alisveris

Marekeste alisveris sizin buraya hayran kalmaniza yada nefret edip birdaha asla demenize sebep olacak olay. En azindan benim icin öyle. Türkiyede turistik yerlerde saticilari cok   bunaltici buluyorsaniz buraya hic ugramayin. Benki pazarlik hic sevmem, yapamamda bu vakte kadarda hic ihtiyacim olmadi ama burda baska türlüsü maalesef yok. Söyle rahat rahat  bakinayim, fiyat sorup cikayim diyemiyorsunuz. Neyseki Segah bu konuda gayet basariliydi  güzel pazarlik yapip saticilarla cok iyi diyolg kurdu. Yapacaginiz sey su: verdikleri fiyatin % 40 indan bir dirhem fazla vermeyin. Cikin gidin zaten hemen cagirip indiriyorlar o fiyata. Ama benim icin resmen sinir harbi ve zaman kaybi idi.  Souk adi verilen  kapali carsi benzeri sokaklar (cesit ve kalitede  asla kapalicarsi, misir carsisi hatta tahatakele ile bile yarisamaz ) Euro fiyatini ödemeye hazirsaniz size büyük bir cesitlilik sunuyor. Her yer deri canta, terlik ve benim cok begendigim lambalar var. Deriler öyle cok kaliteli falan degil ama modeller Türkiyedekinden cok farkli.  Fiyatlar avrupali turistler nedeniyle maalesef Euroya endeksli. Sakin Kuzey Afrika ülkesi parasi Dirhem rahat rahat alisveris ederiz diye düsünmeyin. Cok pahali. Buna ragmen kullanmayacagimi bile bile Babus adini verdikleri terliklerden almadan edemedim. Desenleri renkleri öylesine cezbediciydiki. Alabileceginiz diger birseyde Argan ürünleri, sabunundan, maskesine, yemeklik yagina kadar herseyi var Arganin. Bizde bol bol aldik pek tabii pazarlik yaparak. Birde  Segahin beni tanistirdigi ve benim 6 sise parfümünü, 6 adet sabununu aldigim Amber var. Muhtesem bir koku, deneyin. Okaliptus ta alinabilecekler arasinda güzel bir secenekti. Cölde hastalandigimda bol bol kullandim. Rengarenk takilardanda aldik bir kac parca. O güzelim lambalari  götüremeyecegim icin  alamadim ama aklim kaldi.

       Biz Amber, Argan gibi alisverislerimizi genelde aktar tarzi yerlerden yaptik. Carsi icinde bir iki magaza var ayni ürünleri satiyorlar fakat aktar gib degilde tamamen modern dizayn edilmis magazalar. Biz kesin burasi daha pahalidir yanilgisina düsüp yaklasmadik önce ama siz bu hatayi yapmayin sakin cünkü fiyatlar ayni, pazarlik ordada yapabiliyorsunuz ve ürünler cok daha kaliteli. En önemlisi satis elemanlari sizi hicbunlatmiyor cok cool. Cekinmeden iceri girip fiyat sorun.

        Sehrin Medina disindaki modern ve turistik olmayan bölgesinde iki alisveris merkezinede gittik. Cok büyük olmamasina ragmen Herkesin bildigi markalar vardi. Türk markalarida Marakeste bayagi ünlü.

Cok degisik bir seye daha rastladik alisveris sirasinda. Tekerleklerin ic lastiklerinden canta ve dekoratif esyalar yapan bir iki yer vardi ve bana cok orjinal geldi.

16 – Yiyecek icecek

Yiyecek hersey burda beni cok mutlu etti.Geleneksel ve en bilinen yemekleri özel br cömlekte yapilan masayada külah bicimli bir kapakla getirilen Tajin. Kuskus üstüne et, tavuk yada sebze konulan bir yemek.Birde bizim Tandir onlarin Mişvi dedigi yemek cok biliniyor. Biz sokak saticilarindan restoranlara kadar herseyi denedik. Hepsi lezzetliydi.

Tipki alisveriste düstügümüz yanilgiya maalesef buradada  düstük. Hem geleneksel lezzetleri deneyebilecegimiz hemde bütcemizde uygundur diye tercih ettigimiz lokanta tarzi yerlerle Lüks Restoaranlarin fiyatlari ayni. Mesela Jemaa elFnaameydaninda L’Adresse ve yaninda benzer bir iki yer daha var. Meydana bakan cok katli, cok güzel dösenmis kapisinda Bodyguard ve XRay cihazi bulunan bu Restoranlar pahalidir deyip girmedik. Sonra gözü karartip bari bir kahve icelim dedik. Birde ne görelim Fiyatlar ayni, yemekler ayni. Daha temiz ve kaliteli. L’Adresse de kahvaltik yaptik benim favorim oldu.

      Ben sokaklara bakan , gelen geceni izleyebilecegim yerleri cok severim ama Medina bölgesinde böyle yerler yok denecek kadar az. Cünkü tüm Cafe ve Restoranlar binalarin cati kismina Teraslara kurulmus. Iyi bir sehir manzarasi varsa  elbette iyi fikir olabilirdi fakat  nerede oturdu isek cirkin catilardan baska bir sey göremedik. Neden böyle olduguna Segah ile bayagi bir kafa yorduk sonunda Cöl ikliminin hakim oldugu yerlerde yaz aksamlari catilar püfür püfür esiyor olabilir tezini öne sürdük, bilmem ne kadar dogru.

        Verdigimiz yeme icme molalarindaki en keyfli sey servis elemanlari ile sohbet edebilmekti. Hepsi Türkiye hayrani, türk dizilerini cok seviyorlar. Hele su an ismini hatirlayamadigim bir Teras restoranda Mustafa isimli Servis elemanimiz Söz dizisinin tüm karakterlerini tek  tek saydi.

          Restoranlarda kafelerde türk müziklerini duyuyorsunuz sikca. Marakesin en islek caddelerinden Muhammed V ve Rue el Imam Malik caddesinin kösesinde birkac kez gittigimiz yine favorum olan Elit Cafe de sabah kahvaltisi yaparken sahane bir Kanun Resitali calmakta idi. Hemen Shazam a basvurduk ve harika bir müzisyenle tanistik. Sizleride  tanistirayim.https://www.youtube.com/watch?v=VS3LafxrMIs

17 – Güvenlik – Taciz

Internette neler okudum neler.Gözüm korktumu? HAYIR. Cünkü yillarin seyehat tecrübesi var. Anlatilan herseyi kulagima küpe etmekle birlikte % 90 inin gercek olmadigini tecrübelerimle gördüm. O kadar kötü seyler yazmislardiki , onlara elinizi vicdaniniza koyun diyorum. Nasil Avrupalilar Türkiye tehlikeli diye karaliyorlarsa ve bu bizi nasil incitiyorsa bu ülkenin insanlarinida bi o kadar incitir.

          Diger seyehatlerimde ettigim dikkattten daha fazlasini yapmam gerekmedi. Sadece Tabakhaneye giderken yerli halk bizi defalarca uyardi, cantalariniza cep telefonlariniza dikkat edin diye. Dikkatli olduk ama abartildigini düsünüyorum. Evet o bölgede insan profili biraz degisiyor ama herkese yankesici muamelesi yapmak haksizlik olur. Dar sokaklarda kücük motosikletlerle, Mopetlerle gecenlere dikkat etmek gerektigini hissettim sadece o kadar.

           Biz iki bayandik ve size  kesinlikle söylüyorumbirakin Tacizi  tek bir laubalilikle bile karsilasmadik. Gittigimiz sezon itibariyle hemen hemen hic turist yoktu fakat Ingiliz oldugunu tahmin ettigimz bir iki kadin gördük, popolarinin yarisi acikta sortlar askili  derin gögüs dekolteli tisörtlerle dolasiyorlardi. Demekki rahatsiz eden yoktu. Sadece bunlari Müslüman bir ülkeye kelirken böyle giyinmeleri nedeniyle haddinden fazla saygisiz buldum. Daha cok tavirlari provoke ediciydi.

18 – Zellijler (Ciniler) –Kapilar – Renkler

Faslilarin Zelije, bizim Cini dedigimiz iscilige ve kapilara o kadar hayran kaldimki bir iki satir yazmadan edemedim.bizde XVI. yy’da tarihe karışırken, Marakeş’te hâlâ kullanılan ciniler göz kamastirici. Renkler tamda benim sevdigim gibi canli, heyacan verici.

Bosuna degil Alfret Alfred Hitchcock gibi dünyaca ünlü sinema yönetmenlerinden  Yves Saint Laurent gibi ikonik tasarımcılarin Fas sitilinin pesine düsmesi.Hemen her mekânda kapılar, kubbeler, renkler, oymalar, bahçelere, avlulara özenli şekilde kondurulmuş küçük havuzlar dikkat çekiyor.

        Her kapi önünde resim cekme isteginiz depresecek. Bizde hic olmayan birsey.Hele birde büyük kapilarin kubbeli girisleri Ahsap süslemelerle bezenmisse.



19 – Cebeli Tarik

Hani bizim okullarda Akdeniz ile Atlas Okyanusu‘nu birleştiren, Avrupa ile Afrika kıtalarını ayıran boğazdır diye ögrendigimiz yer. Ucaktan gördügüm en güzel manzara. Antik çağda Herkül’ün Sütunları olarak da bilinirmis, Şimdiki adı ise Arap komutanı Tarık bin Ziyad‘dan gelmektedir. Arapçada “cebel” dağ demektir. Cebel-i Târık, “Tarık’ın dağı” anlamına gelmektedir.Tarık, boğazın güvenliğini sağlamak için burada boğazın kuzeyinde bir kale yaptırmıştır. Cebelitarık 1462’de Araplardan, İspanyollara geçmiş 1502’de resmen İspanyol topraklarına katılmıştır. 24 temmuz 1704’te Birleşik Krallık-Hollanda deniz kuvvetleri tarafından ele geçirilmiştir, 1713 tarihindeki Utrecht Antlaşması‘yla İspanya kaleyi Birleşik Krallık’a iade etmeyi kabul etmiştir.

Bu köprü tamamlandığında Müslüman bir ülkenin kültürüyle, Hristiyan bir ülkenin kültürü arasında bağ oluşturacağı ve Afrika ile Avrupa arasında ekonomik bağlantıların artmasına yardımcı olacağı düşünülüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here