FACEBOOK’TAN BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ

– Bayram ve yaz tatiliniz zehir olmasın 
– Osmaniye AFAD Müdürü Serhat Bulut, önümüzdeki 9 günlük bayram ve ardından başlayacak yaz tatilinde boğulma vakalarına karşı vatandaşları uyardı. 

İbrahim İmat 
OSMANİYE (İHA) – Osmaniye Afet ve Acil Durum İl Müdürü Serhat Bulut, önümüzdeki 9 günlük bayram ve ardından gelen yaz tatilinde boğulma olaylarına karşı vatandaşları uyardı. 
Bulut, havaların ısınmasıyla birlikte sıcaktan bunalan vatandaşların soluğu akarsu, baraj, havuz ve denizlerde aldığını, ancak yanlış bilinenler ve ihmaller yüzünden boğulma vakalarının yaşandığını belirterek, “Yüzey akıntısı az gibi görünse dahi akarsularda, sulama kanallarında, barajlarda ve göletlerde yüzmek tehlikelidir. Özellikle baraj ve göllerin zeminleri genellikle bataklıktır. Bu gibi yerlerde mümkünse suya girmeyin. Bataklık sizi dibe doğru çekerek, boğulmanıza zemin hazırlar. Son yıllarda bu tür yerlerde suda boğulma oranlarında ne yazık ki büyük artış yaşanmaktadır” diye konuştu. 
Bunun yanında tehlikeli olmayan sularda yüzülse dahi boğulma olaylarının yaşandığını vurgulayan Bulut, şu uyarılarda bulundu: 
“Bunun en büyük nedenlerinden birisi ise yüzerken bazı hususlara dikkat edilmemesi veya gerekli önlemlerin alınmamasıdır. Boğulmalarda en önemli etken paniğe kapılmaktır. Paniğe kapılan kişi kontrolünü kaybeder ve boğulma kaçınılmaz olur. Bu nedenle panik yapmayın. Tek başınıza yüzerken sürat motorlarına dikkat edin. Tekne kullanıyorsanız, cankurtaran yeleği giyin. Şaka niyetiyle de olsa, hiç kimseyi habersiz suya itmeyin. Yüzerken, küçük çapta da olsa, rahatsızlık hissettiğiniz an sudan çıkın. Özellikle yüzme bilmeyenler, derin ve bulanık sulara kesinlikle girmemelidir. Tok karnına ve özellikle çok sıcak havada denize girmek sağlık açısından riskli bir durumdur. Karnınız tok iken suya girmeyin. Tok karnına ve özellikle çok sıcak havada denize girmek sağlık açısından riskli bir durumdur. Sıcak havada fazla yemek yemek, aşırı yağlı ve hazmı zor yemekler tüketmek vücudun metabolizmasını hızlandırmakta ve kalbe aşırı yük binmesi sonucu kalbin zorlanmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla; yemek yedikten en az iki saat sonra denize ya da havuza girilmeli, kalp rahatsızlığı olan ya da risk taşıyan kişilerin ise yaklaşık olarak saat 16-17 .00’den sonra girmesi önerilir. İster yetişkin isterse çocuk ya da olsun, hareket kabiliyetinizi engelleyeceğinden dolayı çok su tutan giysilerle suya girilmemelidir. Ani bir şekilde suya atlamayın. Özellikle yaz başlarında soğuk olan tatlı sular sizi paniğe sevk edebildiği gibi kramplara da yol açabilir. Ne kadar derin olduğu hakkında bir fikriniz yoksa suya balıklama dalmayınız. 2 metreden düşük derinlikler omurga kırıklarına yol açarak, ölümünüze neden olabilir. En iyi olasılıkla felç olabilirsiniz. Suya girmeden önce ufak ısınma egzersizleri ya da esneme hareketleri yapın. Dalgalı sulara girmeyiniz, girdiyseniz açılmayınız. Kurtarma teknikleri bilmeyen kişilerin, boğulan kişilere yardım etmesi tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Bu durum, her iki kişinin de boğulmasına neden olabilir, kurtarmak zorunda kalırsanız boğulan kişiye önden değil arkadan yanaşarak tutup kıyıya çıkarınız. Su içinde tehlikeli şakalar yapmaktan kaçının. Bilinç kaybına, reflekslerin zayıflamasına neden olduğundan alkollü iken suya girilmemelidir. Balık avlarken, tekne turlarına çıkarken teknelerde can yeleği bulundurulmalı, yüzme bilmiyorsanız üzerinizde olmasında büyük fayda bulunmaktadır. Sara hastası olan kişilerin özel önlem alınmadığı sürece havuz ya da denize girmemelidir.” 
Denizlerde görülen, rüzgarlı havalarda, topuklarda (kum tepesi) kırılan dalgaların dalyan (çukurluk) bölgelerinden geriye doğru hareketi sonucu oluşan ve dünya şampiyonu bir yüzücünün dahi karşı koyamayacağı kadar güçlü olan çeken akıntıya da (rip) dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Bulut, uyarılarını şöyle sürdürdü: 
“Halk arasındaki yaygın söylentilerin aksine, bu akıntılar insanları dibe çekmezler; akıntıya kapılanları kıyıdan uzaklaştırıp açığa doğru taşırlar. Boğulma olayları, nispeten güvenli sığ sulardan açığa doğru çekildiğini fark eden insanların, korku ve panikle çırpınarak kıyıya dönmeye çabalamaları ve sonuçta yorgun düşerek kendilerini su üzerinde tutamamaları sonucunda gerçekleşmektedir. Denizin belli bir bölgesinde su rengi, diğer bölgelerden bariz biçimde farklıysa; sanki bir kanal boyunca devam eden birbirine karışmış ve düzensiz ilerleyen su görüntüsü varsa; düzenli bir biçimde denize doğru ilerleyen köpükler bulunuyorsa; kıyıya doğru gelen dalgalarda bozulma ve düzensizlik görülüyorsa; o bölgede çeken akıntı görülme riski yüksektir. Dalgalı havalarda denize girmeyin, çocuklarınız denizdeyken bir an bile gözlerinizi onlardan ayırmayın. Kendiniz ve çocuklarınız için, denizde su yüzeyinde kalmanızı sağlayacak can yeleği, can simidi gibi can kurtarma malzemeleri bulundurun. Denize mutlaka su tutmayan kıyafetler ile giriniz. Eğer çeken akıntıya kapılırsanız, sahile doğru yüzmeye çalışarak kendinizi yormayın, akıntıyı yenemezsiniz. Eğer çeken akıntıya kapılırsanız, öncelikle sakin olun. Akıntı sizi dibe çekmez, sahilden açığa doğru sürükler, sahile doğru yüzmeye çalışarak kendinizi yormayın, akıntıyı yenemezsiniz. Akıntının sizi götürmesine bir süre izin verin. Akıntı zayıfladığında sahile değil, yanlara doğru yüzerek akıntıdan kurtulun. Her zaman su üzerinde kalmaya çalışın ve elinizi kaldırarak yardım isteyin. Denizlerde kamu/özel işletmelerin belirlediği alanların dışında denize girilmemesi uygun olmakla birlikte toplumumuzun ekseri çoğunluğu belirlenen alanların dışında denize girmekte, sonucunda da boğulma olaylarıyla karşılaşabilmekteyiz. Bundan dolayı denize girmek için kamu/özel işletmelerin belirlediği alanlar ile cankurtaran ve sağlık ekibi bulunan sahil ve plajları tercih edin. Gölet, baraj ve su kanalı bulunan mesire alanlarına pikniğe gidildiğinde, tarla bağ bahçede çalışıldığında ailelerin çocuklarını dikkatli bir şekilde takip etmeleri, göz önünden ayırmamaları, eğer anlayabilecek yaşta iseler çocuklara ortamdaki tehlikelerin anlatılması gerekmektedir. Buradan ayrıca ailelere seslenmek istiyorum, boğulma ve doğada kaybolma olaylarına karşı çocuklarınızı bilinçlendirin, onlarla konuşun, başlarına neler geleceğini, çözüm yollarını anlayabilecekleri şekilde anlatın ki ona göre tavırlarını geliştirebilsinler. Önümüzdeki 9 günlük bayram ve sonrasında yaz tatilinde, bayram sevincinize ve tatilinize gölge düşmemesi adına yaptığımız uyarılara özenle ve önemle dikkat etmenizi bekliyoruz.” 
(İBR-ADN-Y) 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here