Yüzümü iki elimin arasına aldım.Sapsarıydı.Bütün organları iflas etmiş halde bacaklarından vücudunun atamadığı ödem, su damlaları halinde derisinin arasından sızıyordu. Farkında değildi olanların ve bir an önce evine gidip, rahatlamak istiyordu. O ,ise meraklı ve kaygılı beni tanımaya çalışan gözleriyle baktı bana..

FACEBOOK SAYFAMIZ İÇİN TIKLAYINIZ

Ölüm döşeğindeki bir insanı ziyarete gittiniz mi hiç.Sıkıntılar içinde bedenine sıkışmış halde o insanı gördüğünüz an;aranızda ne yaşanmış olursa olsun kırgınlıklar,kızgınlıklar,sen bana böyle yaptınlar,anlamsızlaşıyor.

Hepimiz bir gün öleceğiz.Kulağa nasıl da “aa evet biliyorum ama daha çok vardır””geliyor.Hani etrafımızda duyduğumuz ya da gördüğümüz acı olayların benim başıma gelmez egosu var ya..

Ölmek; sahipsiz bir bedenin  koşturmacasında, ruhun kendini bu bedenden ( özgür kalmak için)

sıyırmak için her türlü gitme arzusudur..

Morga girdiğimde hala yaşıyor gibiydi bedeni.Daha soğumamış gözleri kapalı,başı yana yatmış umarsızca uyuyor hali vardı.Tuhaf bir huzur yüzünde” aman ne haliniz varsa görün ben gidiyorum” hali  hala gözümün önünde..

Biraz ürktüm. O bedenin biraz sonra toprağa girecek olma halinden çok,ruhunun sırra kadem bastığından ; bizim daha algılayamadığımız bir boyuta geçmesinin bilinmezliği merak ve korku uyandırıyordu  düşününce.

Etraftaki akrabalar, eş ,dost ne kadar iyi olduğundan bahsediyorlardı sonra. “Ne yani kötü biri olsa”, ölmeyecek miydi diyesim  geldi, diyemedim.

Bir gün başlarına gelecek ve hiçbir çirkeflikle karşı koyamayacak olan sevmediğim akrabalarımın ölümün karşısındaki  çaresiz yüzlerini görünce bana gülmek geldi tabii.Sonra sahte  bir şekilde tokalaşıp sarıldım.Bu davranışımdan dolayı  beni sahtekarlıkla suçlayabilirsiniz ama ,hareketlerim insanlıklarına ,dolayısıyla yaratana saygımdandı.

Bir varsın bir yok.

Bizde adettir. Cenazeden sonra ölen kimsenin evinde toplanıp dua edilir. Teyzemin evine girdiğimde  içim fena oldu ,onu çok özlediğimi fark ettim.Kim bilir saatlerini harcadığı temizleyip süslediği evle ne çok uğraştı.Mutfağını süslediği raflar,balkonundaki saksı  saksı  çiçekler ne yapacaklardı şimdi.Bütün bunlara bakarak daha çok özledim teyzemi.O an bir şişe rakıyı dikip kafayı bulup içerde dua eden cami hocasına koşup avazım çıktığı kadar “ BU DÜNYA YALAN! HER ŞEY GİBİ BURADAKİ İNSANLAR GİBİ” diye   haykırasım  vardı. Yapmadım. Zaten ailenin delisiydim. Hatırlatmaya gerek  görmedim.

Hayatımızda bazı insanlar  vardır. Görüşemezsin, aslında görmek görüşmek istersin, seversin, konuştuğunda bir şeyler paylaşırsın, ama olmaz işte.Nedenini anlayamadığım.. Belki önceliklerin artması belki hayat koşuşturmacası..Bir an o toplulukta onun da olmasını çok istedim. Ne mutlu olurdu herkes bir arada.

Sonra düşündüm,ölmeseydi, toplanır mıydık!?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here