Yaşamsal faaliyetler, uğraşılar ve çoğu zaman mücadelelerimiz, bir yanımızı eksik bırakmaya zorlar. Her şeye inat ilerlemek isteriz , gidebildiğimiz kadar. Eksik bırakarak ihmal ettiğimiz yanımızın çığlıklarını duymaya başlarız. O sese kulak tıkadıkça, çevremize yansıyan ,hep algılanan huysuz aksi yanımızdır. Çığlıkların hepsi de farklı davranışlar ile , farklı yetişkin modellerine dönüşür.

YAZARIMIZI TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYINIZ 

     Temelde hep aynı ihmalin tezahürüdür aslında. Onay bekleyen, kimi zaman alkışlanma arzusu ile sergilenen artistik davranışlar, olur olmaz şeylere huysuzlanan , küsen ,yaralanan içimizdeki küçük bendir. Herkesin kendi içinde bir yaşam senaryosu var elbette. Her biri ruhumuzda farklı hisler biriktirir. Anlamlı veya anlamsız duygularla beslenen aslında oyaladığını fark etmeyen zihindir. Algımıza göre ”ya kabul ediyoruz, ya da olmaz böyle şey diyerek isyan ediyoruz”. Çoğu zaman çatışmalar, kavgalar ve hiç istemediğimiz ayrılıklar yaşıyoruz.

    Aslında hepsi birer sonuç sadece. Ama istenmeyen olumsuz etkilere maruz kaldıkça dışarıdan içeri doğru etkileri almaya devam ediyoruz. Tümden gelenle uğraşmak bir ihtiyaç olabilir. Ya tüme varım bir yaklaşıma odaklanmış olsaydık? Ulaşacağımız varlık ihmal ettiğimiz içimizdeki sevilmeyi, onaylanmayı, takdir edilmeyi, şefkat beslenmeyi vs.leri bekleyen küçük bir çocuk.

Hatice OKUMUŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here