Anılarımızı oluşturan mekanlara ev sahipliği yapan şehirler…

Her şehrin bir kalbinin ve dokusunun olduğunu zamanın insana dayattığı kaygılardan unutuveriyoruz. Oysa ki şehirler bir şeyler anlatmak ister insanlara… Acıtan tüm yönlerini açıkça anlatır dili gizemlidir şehirlerin. Kulak verdiğinizde duyacaksınız.

Unutmaz şehirler. En mutlu olduğunuz anı, en yalnız bırakıldığınız zamanları size ansızın hatırlatıverirler. Günün telaşına yetişmeye çalışırken dilsiz olan şehir dillenir ve o an hatıralarınız canlanır beyninizde. O sokaklar, mekanlar hiç değişmez mi? Elbette değişir.  Yaşanan o ruh hali tüm mevsim geçişlerine inat canlılığını korur ve anı defterlerinizi ansızın açı verir.

Bu hafta sizlere gizemiyle beni büyüleyen oldukça nostaljik bir kitaptan bahsetmek istiyorum İstanbul’u Adım Adım Yaşamak…  Dünya’nın en önemli kentlerinden biri olan, birçok uygarlığa kucak açmış kadim kenttir. Üç büyük İmparatorluğa Roma, Bizans, Osmanlı ve son olarak Türkiye Cumhuriyeti kültürünü sentezleyip yaşayan bir kenttir İstanbul.

Sokaklarında ayrı bir hayatın senfonisi yankılanır. Galata Köprüsünü, Kapalı Çarşıyı, Taksim Meydanını, Haydar Paşa Garını ve daha nice yaşayan ve yaşatan mekanların diliyle okuyucuya naif, içten kısacası sizden bir dille okuyacaksınız.

Sanata, edebiyata ve insana dair görüşmek dileğiyle…

*Puslu Yayıncılık İstanbul’u Adım Adım Yaşamak- M. Yılmaz Ergüvenç