Evrenin ve insanın var olma amacını hayatınızın bir bölümünde sorguladınız mı? İyinin kötüye dokunuşunu kötünün iyide varoluşunu… İnsan var olduğu sürece zıtlıklar hep olacaktır. Zamanın sonsuzluğunda kötünün bıraktığı derinliği iyinin bıraktığı izi hep konuşup duracağız.

Sizleri bu hafta mükemmel bir kitapla tanıştırmak istiyorum. Sevgili Yazar Tolgahan Uzun’un kaleminden çıkan ‘Tanrı İyi, Peki ya İnsan?’ eserinden bahsedeceğim. Felsefe kitapları kimi okura göre bir tuğla yığını kimine göre mutlaka okunması gereken en önemli tür.  Tüm ön yargılarınızı bir kenara bıraktıracak çok güçlü bir roman.

Dört semavi dinin ete kemiğe bürünmüş, en doğal hali yani insanın ta kendisini anlatmakta. İsrail’de Tel Aviv Üniversite’nde Tıp Fakültesi bölümünü bırakıp Felsefe bölümüne geçen Nasıra’nın hikayesi. Nasıra’nın hayatından kareler okurken, bakış açınızı güçlendirecek farklı ufuklara yelken açacaksınız. Hiçbir dini ötekileştirmeden anlamaya çalışan insanların sesini işiteceksiniz.

‘‘Doğum günü kutlamalarında ise asıl kafama takılan şey şu oluyor, bir yaşa girmek benim için somut olarak fazla bir şey ifade etmiyor ama somut olan tek bir şey var, oda ölüme bir adım daha yaklaşıyor olmamız. Acaba insanlar ölecekleri zamanı bilselerdi sevdiklerinin doğum günlerini kutlar mıydı?’’

(Tanrı İyi, Peki Ya İnsan? Kitabından Alıntıdır.)

Sanata, edebiyata ve insana dair görüşmek dileğiyle…

*Cinius Yayınları- Tolgahan Uzun  Tanrı İyi, Peki Ya İnsan?