Uzun bir yaz sonrası sonbahar kapımızda. Yaz, sessiz sedasız terk eden bizi yeni bir mevsimin gelmesiyle duygularımız da değişiyor sakinleşiyoruz. Bir çoğumuz sonbaharın dinginliğini severiz değil mi? Edebiyatın tadı sonbaharda bir başka oluyor. Pencere kenarında, elimizde bir fincan kahveyle hayata dair konuşmak dahi başka bir tat veriyor insana.

Yapraklar dökülüp sokaklar sarı renge büründüğünde yol boyu yürümeye düşünmeye ihtiyaç duyuyor insan. Metropol şehirlerinde yaşayan insanların binalar arasında sıkışmış ruh halini en iyi tamir edecek eylem okumaktır aslında.

Sizlere bu hafta sevgileri, hüzünleri, mutlulukları, ayrılıkları kalemiyle ifade eden Sevgili Yazar Yavuz Atmaca’dan bahsetmek istiyorum. Yavuz Atmaca Çukurova’nın bereketli topraklarında yaşamakta. Edebiyat çalışmalarını aktif olarak sürdüren yazar Edebiyat Yolcuları Kalmasın eseriyle sevenleriyle buluşuyor. Kitap yirmi bir yazardan oluşan kolektif bir çalışmanın ürünü. Hadi gelin yazarın sesine kulak verelim.

Gün aydınlandı yeryüzünde

Herhangi bir şehrin herhangi bir semtinde.

Herhangi birileri gibi

Telaşı başladı.

Gözleri güne açılan yüreklerin

Yola çıktığında atılan her adım.

Saniyelerin ilerlemesi gibi

Hayatımızdan da.

An ve an adımlanıyor yarınlara

Hayata dair yaşadıklarımız bir film şeridi gibi

Geçiyor yürek gözünün önünden.

Hayata dair yaşanan anlar

Kum saatinden geçer gibi akıp gidiyor.

Hayata dair yaşanacaklar

Bir soru işareti olarak kalıyor yüreğimizde.

Sevinç mi?

Hüzün mü?

Ayrılık mı?

Kavuşmak mı?

Bilmeden.

Umutla…

Yavuz Atmaca- Adana 13.02.2019

Edebiyat Yolcuları Kalmasın- Sisyphos Yayınları

Sanata, edebiyata ve insana dair görüşmek dileğiyle…