Kar pencerelerimizin önünde birikiverdi.

Hoş geldin kış.

Birçok okur; pencere kenarında çayını, kahvesini yudumlarken kitabını okumayı daha çok sever bu mevsimde. Kar kentlerin sokaklarında bir gelin duvağı gibi sele serpe kaplar her yeri. Ağaçlar, banklar, çocuk parkları bu mevsimde bambaşka anlamlar katar insana. Öz sorgu yapmanın en yoğun yaşandığı zaman dilimidir. Doğruların mutluluğuyla, yanlışların ağırlığıyla gönül terazimin en gerçeği tarttığı zamandır kış.

Sizlere tam bu zamanlarda arabada, evde, okulda siz nerde isterseniz orada eşlik edecek çok akıcı bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Değerli Yazar Ali Yılmaz’ın kaleminden çıkan ‘Ben Soffıe’ eseri. Roman 44 yaşındaki iki çocuk annesi bir kadının yaşam mücadelesini anlatmakta. Çağ hastalığı olarak bilinen kanser Soffıe’ye de musallat olur. Bu hastalığa yakalandığında eşi tarafından terk edilir. Hayat düzeni kökünden sallanmış, değişime uğramıştır. Soffıe’nin vermiş olduğu mücadeleyi, hayatın sonu olmadığını, sevgiyi, bedel ödemeyi yani kısaca empati yeteneğinizin zirvede olup sayfa sayfa okuyacağınız akıcı bir roman.

‘‘Hayatımın geri kalan kısmında ne çok keşke biriktirdiğimi fark ettim. Geçmişim pişmanlıklarla doluydu, mutlu olduğumu sandığım zamanlar yalanmış meğer. Geçmişimden uzaklaşmak istedikçe, kâbusum olup beni günden güne esir alıyordu. Son zamanlarda gözyaşlarım hiç dinmiyordu, oysa babamın ölümünden sonra nerdeyse hiç ağlamamıştım. Belki de babamın ölümünden sonra dış dünyayla arama bir perde koymuştum ve o perde görmem gereken her şeye engel olmuştu.’’ (Ben Soffıe kitabından alıntıdır.)

Ali Yılmaz Ben Soffıe Ateş Yayınları

Edebiyata, Sanata ve İnsana Dair Görüşmek Üzere…

İlknur ARTUĞ