ILICALI YARDIM GECESİ

“Yardım Dna’sını kablolu sistemle ileten insanım.” diyen Acun Ilıcalı’nın yardım gecesindeki katkısı, etkisi bu kadar mıydı?

Kendisini henüz İngilizceyi telaffuz edemediği, el kol işaretleri aracılığıyla bir kameraman arkadaşıyla ülke ülke gezerken hazırladığı gezi programlarından beri tanıyoruz birçoğumuz.

Bu akşam onu kanalında yarım gecesi düzenlerken gördüğüm an, ‘Bu akşam yaralara merhem olacak bir geceye şahit olacağız.’ dedim.

Bugüne kadar -maalesef ki- acılarımızın ortak olduğu felaketler sonrasında değerli ve duyarlı sanatçılarımız yardım geceleri düzenledi. Ne mutlu onlara ve o yardıma dahil olanlara.

‘Ilıcalı Yardım Gecesi bir ilk değildi, diğerlerinden ne farkı vardı?’ diyenleriniz olacaktır. Ben, bende oluşan, daha sonra gördüğüm ve teyit edilen farkı yazmadan duramadım. Çünkü bunun farkında olmamız çok önemli.

Bu insanlar evinden, yurt içinden ve yurt dışından gerek mesaj olsun, gerek nakit aktarımla gönülden akan dualarıyla ve temennileriyle bir araya gelen insanlar –HELAL OLSUN – dedirtti. Değerli Acun Bey şahsi telefonundan bağlandığı dostlarının gönülden gönderilen tutarların miktarı olsun, her mesaj numarasını tekrarladığında anında otuz bin- kırk bin mesajın gelmesi dikkate alınması gereken bir nokta bence.

Bizler yardımların ulaştırılacağına inandığımız/güvendiğimiz bir kanal olduğunu gördüğümüzde aktarabileceğimiz maddi/manevi tüm ihtiyaçları karşılamak için elimizden geleni yaparız. İşte bu noktada bu gece toplanan miktara anahtar olan ACUN ILICALI oldu. Bu gecenin bir farkı da buydu.

Onun mütevazi yapısına, gönül temizliğine ve yardımseverliğe verdiği ve harcadığı önemi bilen ve hisseden her gönül bu gece ya mesaj attı ya da maddi yardımda bulundu. Dostları, sevenleri, onu tanıyanlar, onun yüreğini tahmin edenler… İşte ILICALI YARDIM GECESİ’NİN farkı buydu. ‘Kapanabilecek yaralara merhem olmaya çalıştık.’ diyen bir insanın yarattığı fark.

Biz Türk Milleti olarak ne kadar birbirimizle didişsek de, acil bir durum/ afet durumları anında düşmanıyla dahi kol kola girerek geçilmez/ kırılmaz bir zincir, yardım halkası oluşturarak kenetlenen bir milletiz. Şu an tam olarak depremzedelerin hissetmeye ihtiyacı olduğu bir oluşumu gerçekleştirdik. Bizi diğer ülkelerden ayıran en büyük özelliklerden birini yaşadık.

Yüreğine, emeğine, fikrine sağlık. O bu geceyi düzenlemeyi gönülden gelen hislerle düzenlendi. Yurt dışından sadece bu geceyi düzenlemek için yola çıkan, henüz yurda varmadan sahip olduğu dostlarının yardımıyla tüm izinleri alarak bu geceyi gerçekleştirdi Acun Ilıcalı. Yapmayabilirdi. Tüm imkanlarını bu yardım gecesi için kullanmayabilirdi. Sadece kendi adına yardımda bulunmakla yetinebilirdi.

Ha bu arada şu soruyu duyar gibi oldum. ‘Kanalında yaptı, sonuçta kendi de kazandı.’ diyenler olabilir. İşte o öyle olmadı. Gecenin tüm reklam gelirlerini bu yardıma aktardı. ILICALI YARDIM GECESİ’NDE takip edebildiğim en son toplanan yardım toplamı   iki milyon iki yüz sms ve yirmi dokuz milyon yardım toplamı 51. milyon-Tl idi. Bu rakam bankalara yapılan bağışın dışında bir rakam. Asıl tutar yarın açıklanacak. Sanırım benim hissettiğim derken sonra hissettiklerimi gördüm ve teyit edildi derken, yardım gecesinin mimarı olan Acun Ilıcalı faktöründen neden bahsettiğimi anlamışsınızdır. Bir televizyon rekoru kırıldı bu gece.

Ben diyorum ki: Acun Ilıcalı’nın düşüncesine, gönlüne ve fikrine sahip temiz yürekli insanların toplumda ön planda olacak şekilde çoğalarak artmasının zamanıdır. Güzel ve içten örneklere daha çok ihtiyacımız var. Toplum olarak buna gerçekten ihtiyaç duyuyoruz. İyi ki varsın Acun Ilıcalı. Bize millet olarak bir araya gelme mutluluğunu ve duygusallığını yaşattığın için… Ve yakınlarını, evlerini, sağlıklarını kaybeden her depremzedenin onlar için el ele verilen bu gecenin maneviyatı ile bir nebze bizleri yanında hissetmelerine vesile olduğun için. Elazığ soğuğunu ve çaresizlik yüklü hislerin soğukluğunu biraz da olsa ısıtmıştır bu birliktelik, bunu yürekten hissediyorum.

Ayrıca  konaklama yardımı ile yardım teklifinde bulunan Almanya’daki Hüseyin amcaya, ulaşım için yardım teklifinde bulunan Konya’daki Şevket Bey’e, İstanbul’daki evini açan  Esra’ya… SELAM olsun.

Geçmiş olsun Elazığ ve Malatya.

Yanınızdayız, dualarımızdasınız ve biz güzel bir milletiz.

Bir daha bu üzüntüleri yaşamamak dileği ile…

PINAR ÇAĞLINER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here