Tiyatrocu Yazar Erdem Kaya ile hayata dair derin bir söyleşi gerçekleştirdik. Sorularımıza gönülden cevap veren Erdem Kaya’ya teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.

1-Kendinizi bizlere tanıtır mısınız?

1966 olarak nüfus kaydım olsa da asıl olarak 1968 yılında Tokat’ın Niksar İlçesine bağlı Olukalan köyünde ailenin en büyük çocuğu olarak dünyaya geldim. Evli ve iki çocuk babasıyım. 1993 yılından bu yana birçok sivil toplum kuruluşunda gençlik komisyonu başkanlığı, yönetim kurulu üyeliği, genel sekreterlik görevlerini yürüttüm. Gençlik komisyonlarının ve tiyatro gruplarının kurulmasına vesile oldum ve eğitmen olarak görev yaptım.

1995 Yılından itibaren tiyatro yapıyorum. Birçok tiyatro grubu ile çalıştım. Yazıp yönettiğim oyunlarda aynı zamanda oyuncu olarak da rol almaktayım. Köşe yazarlığının yanı sıra televizyon programı ve sunuculuğunu yapmaktayım.2017 yılında Erdem Kültür Sanat Topluluğu Eğitim ve Gelişim Derneği’ni kurdum. Tiyatro çalışmalarımızı burada yapıyor, eğitimlerimizi burada veriyoruz.Yazar ve şair arkadaşlarımız ile birlikte 2018 yılında kurmuş olduğumuz Kalemin Gücü Platformunun kurucularından olup halen eş başkanlık görevini yürütmekteyim.

2-İlk ne zaman yazmaya başladınız ve ne zaman ‘Benim bir kitabım olmalı’ dediniz?

1985 yılında şiir yazmaya başladım. Daha sonra ise Tiyatro oyunları ile yazmaya devam ettim. İlk tiyatro oyunum “Bizde yaşadık” 1995 yılında sahnelendi. O günden bugüne kısa skeçler hariç yaklaşık 13 oyunum sahnelendi.

1998 yıllarında yazdığım 1 kitabım “TAHTA ARABA” yı 2008 yılında kitapseverlerle buluştu. Genç bir adamın hatırlamak istemediği, çocukluğunda yaşadığı sıkıntıları anlatan bu eserimi yayınevi yerine matbaadan çıkardığım için sadece yakın çevreme ancak ulaştırabildim. Eser hakkında aldığım güzel tepkiler neticesinde 2. kitap hazırlığına cesaretlendim, araştırmaya ve yazmaya başladım. 2016 yılında 2.Kitabım “SEVGİYE CEZA” yı çıkardım. Alevi Sünni aşkını anlatan bu eserin 4 ay içinde 2. Baskısını gerçekleştirdik.

3-Üşüyen Düşler adlı yeni çıkan kitabınızla ilgili ne söylersiniz?

 “ÜŞÜYEN DÜŞLER” 3. Kitabım olarak raflarda yerini aldı. Bu kitabımın bir özelliği de İstanbul okullar arası tiyatro yarışmalarında birincilik ve ikincilik ödüllerine layık görülen “Gecenin Çocukları ve Sokaklarda Bir Gece” adlı Tiyatro oyunlarımın düzenlenmesiyle ortaya çıkan bir eserdir. Sokak çocukların yaşadığı sıkıntıları, çektikleri acıları elen bu oyunların sadece tiyatro severlerin izlemesi yetmezdi. Daha fazla insanın onların çektiklerine tanık olmasını ve daha fazla kitlelere ulaşmayı hedefledim. Amacım bu kitabımla sokakta yaşayan bu çocuklara karşı olumsuz olan bakış açısını değiştirmek, yardım edebilecek koşulları oluşturmak, bu yolla birkaç çocuk ta olsa onların hayatına olumlu olarak dokunmaktı.

4- Romanlarınızda okurlar ne bulacaklar, neden okumalılar?

“ÜŞÜYEN DÜŞLER” Evden kaçan bir çocuğun sokaklarda bir gece içerisinde yaşadığı olayları anlatırken, aynı zamanda aile çocuk ilişkisini de irdelemektedir.  Ailelerin kendisini sorgulaması için bir kapı aralamaktadır. Sokakta yaşayan çocukların canavar değil sadece hayatta kalmaya çalıştıklarını görecekler.

5-Kitabın isminin okuyucu üzerinde nasıl bir etki yarattığını düşünüyorsunuz?

İsim Kitabın karakterinin anahtarıdır. İsimle alakalı aldığımız tepkiler çok güzel, Kitabın içeriğini çok güzel şekilde ifade ettiğini, karakterini çok iyi şekilde yansıttığını söylüyorlar. Elbette benim için büyük bir mutluluk bu.

6- Yeni çalışmalarınız var mı?

 Okur bize her eserde biraz daha sorunluluk yüklemektedir. Bu bilinç ile 4. Kitap çalışmalarıma başladım diliyorum oda diğer 3 kitabım gibi okurlarımızdan güzel tepkiler alır. Bu arada da tiyatro oyunları yazıp yönetmeye ve sergilemeye devam ediyorum.

7- Bir yazar olarak kendinizi gelecekte nerede görmeyi arzuluyorsunuz?

Sanatın ve edebiyatın harmanlandığı çalışmaları yürütebildiğim güzel bir kültür merkezi sahip olabilmek. Bu kültür merkezinde tiyatro başta olmak üzere; birçok sanat dalı ve yazarlık eğitiminin verildiği bir merkez olmasını istiyorum.

İnsanların hayatına dokunan eserlere imza atmış, yeni yazan gençlere örnek olan bir yazar olarak anılmak isterim.

8- Son olarak okurlarınıza mesajınızı duymak isteriz. 

Okuyun! Sadece ünlü yazarları değil, yeni eser ortaya çıkaran yazarlara da hayatınızda bir şans verin!Sadece okumakla kalmayın yazın da. Yazmak insan için en güzel terapidir. Başkasının beğenip beğenmeyeceğini düşünmeden özgürce yazın. Yazdığınızda bizi daha iyi anlayacaksınız.

Bu güzel röportaj için Kültür Sanat Editörü İlknur Artuğ’a çok teşekkür ederim.