Kaygı ve korku, aile içindeki olumsuz kardeşlerdir. Onların kız ve erkek kardeşleri olan ümit, mutluluk, pozitif düşünce… ve en yakın akrabası olan bağışıklık sistemini en kötü etkileyen iki kardeştir. Bağışıklık sisteminin düzenini allak bulak eden ‘kaygı ve korku’ ile aramızda buz dağları oluşturmak bize artı kazanç sağlayacaktır.

Bağışıklık Sistemi Nedir?Bir ordu düşünün. Elinde dezenfektan aletlerle, saldırıda bulunabilecek madde ve hücreleri eleyerek, onları zararsız hale dönüştürebilecek bir ordu.


Peki Bu Orduları Besleyen Nedir?

Huzur, mutluluk ve korku/kaygıdan uzak yaşam şekli. Doğru beslenme ve temizlik.

Bu Ordu (Bağışıklık Sistemi) Ne Zaman Pes Eder?

‘Ben neden savaşıyorum? Zaten beden sahibi hayatı bırakmış.’ dediği vakit. Kaygı ve korku eğer sizi ele geçirmişse ve siz hayatın ucundan sevgi, huzur ve mutlulukla tutunmamışsanız, hayat senaryolarınızda başrolü bu iki kötü kardeş oynuyorsa, o ordu silahlarını bırakıyor. Siz savunmasız kalıyorsunuz. Beslenme, doğru nefes alma, kişisel temizlik destekli bakım yanında, bağışıklık sisteminin kolonlarını zedeleyen/yok eden korku ve kaygı saf dışı bırakılmazsa bizim için savaşacak bir sistem kalmıyor.
Sevgi, huzur, canlılarla uyumlu yaşama, bir canda bir gülümse yaratma, yardımlaşma ve üretimin olmadığı bedenlerde senaryo, sonu belli gidişatıyla yol alacaktır. Kendimizi sevmek, canlıları sevmek, bizi seveni sevmek, hoşgörülü olmak, saygılı davranmak, yardımlaşmanın mutluluğunu yaşamak, bu dünyada doldurduğumuz boşluğun hakkını vermek, üretmek, üretimi sağlamaya yardımcı olmak…
Tanıdık geliyor değil mi? Özümüze dönmeye, onları savunmaya, yanlış yapana doğrulukla karşılık vermeye ne dersiniz? Yanıtınız evet ise; ordunuz ayaklanmış ve sizin için savaşmaya hazır demektir. Olumlu cümleler kurmaya/paylaşmaya, kurgu ve kaygı senaryolarını reddetmeye bugün başlamak, önce size ve çevrenizde var olanlara iyiliklerini sunmaya başlayacaktır.

Ordu sevgiyi içeri alırken, korku ve kaygıyı asla içeriye almayacaktır.

Sevgiyle.

PINAR ÇAĞLINER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here